Dostoyevski Hayat Hikayesi

Moskova'da doğru, Petersburg'da askeri mühendis okulunu bitirdi. Babası, sert ve kaba davranışları nedeniyle köylüler tarafından öldürüldü.

Dostoyevski, okumak ve edebiyatla ilgili eserler vermek istiyordu. Geçimini sağlamak için çeviriler yaptı, 'insancıklar' adındaki ilk romanını 1846'da yayımladı. Bu kitabı halk tarafından tutuldu. Fakat, daha sonraki romanları, iyi yazılmadığı için ilgi görmedi. Çar yönetimine karşı olanlara katıldığı için tutuklandı. Kendisine ölüm cezası verildi (1849). Son anda affedilerek Sibirya'ya sürgüne gönderildi. Ayakları zincire vurularak geçirdiği yıllar onun üzerinde derin etkiler yaptı. Sara nöbetleri geçirmeye başladı. Sürgün dönüşü yoksul bir dul kadınla evlendi. Uzun bir süre Tver'de kaldı. Ancak 1859'da Petersburg'a dönme izni alabildi. Dostları kalmamış, adı unutulmuştu. Yeniden yazmaya başladı. Sürgün hayatını anlatan 'Ölüler Evinden Anılar' adlı eseri ona ün kazandırdı. Daha başka eserler de yazdı. Fakat, yeterli para kazanamadı. Çok borçlanmıştı. Arka arkaya karısı ve erkek kardeşi öldü. Bu yıkımlar ve güçlükler karşısında yılmadı, insanların düşüncelerini, ruhi durumlarını öğrenmeye çaıştı; onlar hakkında daha kesin bilgiler edinmeye önem verdi. 46 yaşında iken 21 yaşında bir kızla evlendi. Alacaklılarından kurtulmak için eşiyle Rusya'dan ayrıldı. Avrupa şehirlerini dolaştı. 'Ecinniler' adlı eseriyle büyük ün sağladı. Rusya'ya dönecek kadar para kazandı.

Ülkesinde çalışmalarını sürdürdü. Bir kanama sonucu öldü. Bu eski mahkuma görülmedik bir cenaze töreni yapıldı. Başlıca eserleri, 'Suç ve Ceza', 'Ezilenler', 'Kumarbaz', 'Budala', 'Delikanlı', 'Tatlı Kadın' ve 'Karamozof Kardeşler'dir.

12 / Tem / 2018