İnönü Savaşları

Kurtuluş Savaşı sırasında Türkler’le Yunanlılar arasında Eskişehir'in İnönü ilçesi yakınlarında yapılan savunma savaşlarına İnönü Savaşları adı verilir.

1. İnönü Savaşı

6 Ocak 1921 sabahı Yunan kuvvetlerinin ileri harekatı başlamıştı. Bu harekat Bursa, Uşak bölgesinden Eskişehir'e doğru gelişmekteydi. Bu durum karşısında kuruluş ve hazırlıklarını tamamlamış olan Batı Cephesi’nde İsmet (İnönü) Bey, savunmaya önem vererek kuvvetlerinin ‘büyük kısmını Gündüzbey - lnönü mevzilerine çekmişti.

Aynı amaçla Güney Cephesi kuvvetleri ise Gediz bölgesinde toplandı. Bu yüzden Yunan harekatı karşısındaki birliklerin savunulacak mevzilere kaydırılması büyük güçlüklerle başarılabildi; Bu durumdan faydalanmayı düşünen Yunan ordusu kuvvetlerinin sözkonusu tarihteki durumu şöyleydi:

Ordu Genel Karargahı İzmir’de bulunuyordu.

3. İzmir Kolordu Kumandanlığı Bursa'daydı. Kolordu birlikleri, Bursa-Gemlik-İzmit bölgesinde toplanmıştı. 1. Kolordu kumandanlığı Uşak’ta üstlenmişti. Bu kolordunun 1., 2., 3., ve 13., tümenleri Uşak - Buldan - Alaşehir bölgesindeydi. Ayrıca Yunan deniz ve hava kuvvetleri de her türlü desteği sağlamakla görevlendirilmişti.

Hazırlanan saldırı planına göre, 3. İzmir kolordusu saldırıya geçecek, kolordu birliklerinin büyük kısmı güney yönünde olarak, Bursa-Eskişehir genel istikametinde ilerleyecekti. Hedefi Türk kuvvetlerinin Eskişehir yönünde çekilmesini engellemekti. 2. kolorduysa, Uşak - Afyonkarahisar istikametinde ilerleyerek bölgedeki Türk kuvvetlerinin kuzeye kaydırılmasını engelleyecekti. Yunan kuvvetleri yürüyüşe başlayınca, Çerkeş Ethem’e karşı yürütülen harekat geçici olarak durduruldu. Kütahya - Gediz bölgesindeki Batı Cephesi birlikleri İnönü mevzilerine kaydırıldı. Kütahya bölgesini savunmak amacıyla 61. tümen ve 1. süvari tugayı Gediz’de bırakıldı. Güney Cephesi kuvvetleri de Afyonkarahisar ve Dumlupınar mevzilerine gönderildi.

Batı Cephesi Kumandanlığı, düşmanı, 30 km. uzunluğundaki Kemalyeri Tepesi-Hayriye Sultan - İzzettintepe - Yeniköy kuzey sırtlan - Akpınar batı sırtları - Boztepe hattında (İnönü mevzii) durdurmayı düşünüyordu. Bu amaçla, Yeniköy-İnegöl bölgesinde örtme harekatıyla görevlendirilen 24. tümen birlikleri, düşmanı mümkün olduğu kadar oyalayacaktı. Böylece, İnönü mevzilerinde tertiplenme için zaman kazanılacaktı. Sözkonusu hattın demiryolu kesimini 11. tümen birlikleri savunacaktı. Güney Cephesi’nde Yunanlılar’ın harekatı olmuşsa, buradaki kuvvetler Eskişehir veya İnönü mevzilerine kaydırılacaktı. Ayrıca Polatlı’da bulunan depo alayı ile 4. tümen ihtiyat olarak ayrılacaktı.

6 Ocak, 1921 sabahı Yunan kuvvetlerinin saldırısı başladı. 6-8 Ocak günleri, Batı Cephesi birliklerinin örtme ve oyalama savaşlarıyla geçti. Birlikler, Yunan kuvvetlerinin yürüyüşünü yavaşlattıktan sonra İnönü mevziine çekildiler. îleri harekatını sürdüren Yunanlılar, 8 Ocak 1921 akşamı İnönü hattıyla temasa başladılar.

9 Ocak 1921 sabahı Yunanlılar, İnönü hattının güneyine saldırıya geçti. Bu arada kuzeyden ilerleyen Yunan birlikleri Yenişehir’e kadar ulaştı. Hattın güneyindeki gün boyu süren savaşlar sonunda, Yunanlılar’ın ilerlemesi durduruldu.

Ertesi gün Yunan saldırısı sürdü. İnönü hattı boyunca çetin savaşlar oldu. Bazı kesimlerde savunulan hatta girmeyi başaran Yunanlılar, diğer cephelerde direnen ve zaman zaman karşı saldırıya geçen Türk kuvvetlerinin karşısında kesin bir sonuç alamadılar. Salsırı akşama doğru gücünü kaybetti. İki tarafta yorgun düşmüştü.
11 Ocak 1921 sabahı Batı Cephesi kuvvetleri düşmanı karşılarında göremediler. Yunanlılar gece boyunca geri çekilmişlerdi Bunun üzerine süvari tugayı düşmanı takiple görevlendirildi: Bursa istikametinde çekilen Yunanlılar’ı eski mevzilerine kadar izledi.

Düşman karşısındaki, düzenli ordu birliklerinin ilk başarısından sonra, Çerkeş Ethem sorunu da kısa zamanda halledildi. Böylece ordudaki emir ve komuta zinciri tam olarak sağlanmış oldu.

2. İnönü Savaşı

Galipler Sevr Antlaşması hükümlerinin uygulanması gayesiyle Yunan kuvvetlerinin Batı Anadolu’da yeni bir harekata başlamasını istiyorlardı. Birinci İnönü Savaşı’ndan sonraki gelişmeler, Yunan kuvvetlerinin geri çekilmesi ile Türk Ordusu’nun gün geçtikçe güçlenmesi, Yunan hükümetini zaten böyle bir harekete yöneltmişti.

I. İnönü Savaşı’ndan sonra Türk ordusu özellikle Batı Cephesi, teşkilat ve lojistik alanlardaki geliştirilmiş durumu ile yeni bir savunma için hazır hale gelmişti. Bu arada cephe komutanı İsmet Bey, başarılarından dolayı paşalığa yükselmişti. Batı Cephesi emrinde 11., 24. ve 61. piyade tümenleri, 3. süvari tümeni, 5. süvari alayı ve bağlı birlikleri; Güney Cephesi kumandanı Refet (Bele) Paşa emrindeki kuvvetlerse, 23 ve 57. piyade tümenleriyle 12. kolordu, 4., 8., ve 41. piyade tümenleri, 1., 2. ve 4. süvari tümenleriydi.

Bu sırada Yunan Küçük Asya ordusu komutanlığı, emrindeki kuvvetlerle, Bursa ve Uşak bölgesinde bulunuyordu. Bursa’daki 3. kolordu 3., 7., ve 10., piyade tümenleriyle; bir süvari tugayı ve bağlı birliklerinden; Uşak bölgesindeki 1. kolordu ise 1., 2. ye 13. piyade tümenleriyle bağlı birliklerden meydana gelmişti. Aynca ordu emrinde, 5., 11., ve 15. piyade tümenleriyle bağlı birlikleri de verilmişti.

Eskişehir ve Afyonkarahisar bölgesini ele geçirme görevi verilen Yunan Küçük Asya ordusu, hazırladığı harekat planına göre, saldırı, 1. ve 3. kolorduların Eskişehir doğrultusuna yürüyüşüyle başlayacaktı. 3. kolordu İnegöl-Eskişehir doğrultusunda ilerleyerek İnönü hattındaki Türk kuvvetlerine saldırıp Eskişehir’i alacaktı. Bu sırada Uşak'tan harekete geçecek olan 1. kolordu, Kütahya yoluyla İnönü hattındaki Türk kuvvetlerinin yan ve gerilerine saldırarak, Uşak-İzmir yolunu denetimi altında bulunduracaktı. Bu ileri harekata, kuzey ve güney bölgelerinden birer tümen, gösteriş saldırılan yaparak katılacaktı. Harekat 23 Mart 1921 günü başlayacaktı. Fakat bir süre sonra planda değişiklik yapılarak 1. kolordunun saldırı yolu Afyonkarahisar olarak belirlendi.

Buna karşılık olarak Erkan-ı Harbiye-i Umûmiye Reisliği’nin düşüncesi şöyleydi: Kuvvet ve durum üstünlüğü elde edilinceye kadar savunmaya devam edilecek, Batı ve Güney cepheleri karşısında gelişecek bir Yunan saldırısı, İnönü ve Dumlupınar mevzilerinde karşılanacaktı. Kuvvetler biraraya getirildikten sonra, kesin sonuçlu karşı saldırıya geçilecekti.

Yunan kuvvetleri 23 Mart 1921 sabahı 3 tümenle Bursa’dan İnönü ve iki tümenle Uşak’tan Afyonkarahisar yönünde ileri harekata geçtiler. Batı Cephesi Kumandanlığı, emrindeki örtme birlikleri, oyalama savaşlara yaparak 26 Mart’ta İnönü hattına çekildiler. 27 Mart günü Bursa’dan İnönü mevziine gelen Yunanlılar, 28 Mart’ta iki tümenle demiryolu kuzeyinden, bir tümenle de demiryolu güneyinde saldırıya başladılar. İlk gün ele geçirdikleri bölgeler, Türk birliklerinin karşı hücumuyla geri alındı. Sağ ve sol kanatta karşılıklı saldırılar şiddetli bir biçimde devam etti. Düşmanın bütün saldırıları ağır kayıplarla geri püskürtülüyordu. 3 gün süren bu savaşlarda Türk kuvvetleri, başarılı bir savunma yaptılar. Bu durum düşmanın saldırı hırsı ve hızını etkiledi.

30 Mart günü savaş, bütün cephelerde çok şiddetli geçti. Bazı bölgeler göğüs göğüse çarpışmalarda birkaç kere el değiştirdi. Bu arada cephenin sağ yanındaki Yunan saldırıları kırıldı. Fakat cephenin güneyindeki demiryolunun güneyinde kalan mevzilerin hepsi düştü.

31 Mart sabahı Türk kuvvetleri, düşmana karşı tamamen üstün bir durum alarak karşı saldırıya geçtiler. Sağ kanat birliklerini başlattığı saldırı başarıyla gelişerek bütün cepheye yayıldı. Günlerdir süren saldırı ve karşı saldırılarla yapranmış bulunan Yunan kuvvetleri, aynı günün gecesi çekilme harekatına başladılar. Çekilen Yunan kuvvetleri için Batı Cephesi kumandanı İsmet (İnönü) Paşa, 1 Nisan 1921 günü TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa ve Erkan-ı Harbiye-i Reisi Vekili Fevzi (Çakmak) Paşa’ya gönderdiği raporda, “Düşman, binlerce maktülleri ile doldurduğu muharebe meydanını silahlarımıza terketmiştir” diyordu.

21 / Haz / 2018

Yorum Yazınız