Mehmet Akif Ersoy, Hayatı ve Eserleri

Okul çağının en unutulmaz anılarından biri de, okulda, İstiklal Marşı'nın hep bir ağızdan söylendiği tören saatleridir. Göğsümüz kabarık, başımız dik:
«Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak!»
mısralarını gür sesimizle söylerken egemenliğimizin sembolü olan bu marşı yazanın, Mehmet Akif Ersoy olduğunu düşünür müyüz acaba?
Evet, en büyük şairlerimizden biri olan Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı şairi olarak da kendine ayrı bir ün sağlamıştır.

Büyük şair, İstiklal Marşı'nı yazdığı sırada milletvekili idi. 1921 yılında, Maarif Vekaleti, yeni kurulmakta olan Türkiye'ye bir İstiklal Marşı yazılması için bütün yurt ölçüsünde bir yarışma açtı. Bu yarışmaya 724 şair katıldı. Gelen marş güfteleri incelendikten sonra Mehmet Akif'inki Büyük Millet Meclisi'nin 14 Mart 1921 oturumunda okundu. Bittikten sonra dakikalarca alkışlanan bu marşın güftesi, Meclis'in 25 Mart toplantısında «İstiklal Marşı» adıyla kabul edildi.

Akif'in Hayatı

Mehmet Akif 1873 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Fatih Medresesi’nde müderris (profesör) idi. Müderris Mehmet Tahir Efendi, oğlunun eğitimine büyük bir ilgi gösterdi. Okuma çağına geldiği zaman arkadaşlarının da yardımıyla küçük Mehmet'e zamanının en önemli yabancı dili olan Arapça ve Farsça'yı öğretti. Edebiyata büyük ilgi duyan Mehmet, Türk, İran ve Arap edebiyatını geniş ölçüde inceledi.

Ne yazık ki babası çok sevdiği oğlunun yetiştiğini göremedi. Mehmet Akif, genç yaşında babasını kaybetmesine rağmen yine de okumaktan geri kalmadı. Öğrenimini İstanbul İdadisi ve Fatih Rüştiyesi'nde tamam ladıktan sonra Halkalı'daki Sivil Yüksek Baytar Mektebi'ne girerek veteriner oldu. Burada Fransızca'yı da öğrendi. 1894 yılında, Baytar Mektebi'ni bitiren Mehmet Akif bir süre Anadolu'da çeşitli görevlerde bulundu. Edebiyatla hiç ilgisi olmayan br mesleğe girdiği halde kendisini edebiyat ve şiir dünyasının büyüsüne kaptırmıştı. 1908 Meşrutiyeti'nden sonra doğrudan doğruya şiir ve yazı hayatına atıldı. Artık İstanbul'da oturuyor, bu kültür merkezinin çeşitli dergilerinde şiirler, yazılar yayınlıyordu. Şiirlerinin kolay anlaşılır ve güzel oluşu, onu kısa zamanda bütün memlekete tanıttı. Kurtuluş Savaşı'nın başlamasından bir süre önce Halkalı Yüksek Ziraat Mektebi'nde ve Edebiyat Fakültesi'nde müderris (profesör) olarak ders okuttu.

KURTULUŞ SAVAŞI VE SONRASI

Büyük Şair, Kuruluş Savaşı'nın başlaması üzerine vatanseverlerin çoğu gibi Anadolu'ya geçti. Birinci Büyük Millet Meclisi'nde Burdur Milletvekili oldu. Halkın çok yakından tanıdığı ve sevdiği bu büyük şair ateşli yazı ve şiirleriyle İstiklal Savaşımızı destekliyor, halkı uyarıyor, aydınlatıyordu.
1921'de yazdığı İstiklal Marşı'nın Meclisce onanması onun ününü daha da artırmıştı. Bu tarihe kadar Türkiye'de yaşayan ve çalışan şair, 1925'te Kahire'ye gitti. Oradaki üniversitede Türk Edebiyatı dersleri okuttu. Büyük Şair 1936'da İstanbul'a döndü. Ama hastalanmıştı. Fazla yaşamadı ve 27 Aralık 1936'da hayata gözlerini yumdu.

ESERLERİ, ÖZELLİKLERİ

Mehmet Akif'in yaşadığı çağlarda Türk şiirine aruz vezni hakimdi. Biliyorsunuz, vezin, şiiri meydana getiren mısraların ölçüsüdür yani kalıptır. Eski şairler Türkçe ile aruz vezninin kullamlamayacağını ileri sürer, bu yüzden şiirlerinde hep Arapça ve Farsça kelimeler kullanırlardı. Mehmet Akif, yazdığı şiirlerdeki şiirlerini daima aruz vezniyle yazmıştır. Türkçe'ye büyük önem vermiş ve dilimizin aruz veznine uyduğunu göstermiştir.
Şairin en büyük özelliklerinden biri son derece kolay yazmasıdır. Daha doğrusu bu, okuyana kolay gelir. Şiirleri hemen söylenivermiş gibi bir hava taşır.
Bu biçim şiir, en zor yazılan şiirdir. İşte Mehmet Akif hemen bütün eserlerinde bu başarılı tarzı sürekli olarak kullanmış ve kendisine pek haklı olarak büyük bir ün sağlamıştır. Başlıca eseri «Safahat» tır.

MEHMET AKİF'TE VATAN VE DİN

Mehmet Akif'i en değerli vatan şairlerimizin arasında sayabiliriz. Akif, şiirlerinde vatan aşkını, memleket ve toplum konularını işlemiştir. Çanakkale ve Kurtuluş Savaşları sırasında yazdığı kahramanlık şiirleri milyonlara kuvvet veren birer kaynak olmuştur.
Son yüzyıl şairlerimiz arasında İslam dinini yaşayan ve anlatan şairlerin başında Mehmet Akif gelir. Bu değerli şairin son derece ileri bir din anlayışı vardı. Dindar bir müslümandı.

27 / Haz / 2018

Yorum Yazınız