Peçenekler

Peçenekler, Oğuzlar'ın Üç ok kolunu oluşturan 12 boydan biridir. Göktürkler döneminde (740’dan önce) 50.000 nüfuslu küçük bir boy iken, sonraki asırlarda çok çoğaldılar.

Kendilerine katılan diğer Türk zümreleri ile beraber bir kaç milyonu bulunca, Balkaş Gölü çevresine sığışamadılar. Karluk boyu tarafından da itilince, önce Aral Gölü kuzey doğusuna, sonra Hazar Denizi kuzey doğusuna geldiler. Diğer Oğuz boylarının baskısı altında burada da tutunamayıp İtil (Ural) nehri kıyılarına göçtüler, sonra bu nehri geçip İtil'in kollarından Şamar çayı ile Yayık (Volga) nehri kollarından Kama’nın güneyine kadar olan Doğu Avrupa bölgesine yerleştiler. İtil'i geçme tarihleri 860 ila 889 arasıdır. Sonra güneybatıya ilerleyip Ten (Don) kıyılarına geldiler. Burada yaşayan Macarları iterek, bugünkü Macaristan’a gelmelerini ve Macaristan devletini kurmalarını sağladılar. Peçeneklerin doğuya doğru arkalarında Oğuzlar, onların gerisinde Kuman, Kıpçaklar, daha geride (doğuda) Kimekler bulunuyordu.
Don ile Donetz arasındaki Etelköz denen ülkeye yerleştikten sonra yayılmaya başladılar. Hazar Hakanlığına tabi iken 930’den sonra müstakil (bağımsız) oldular, güçlü bir kabileler federasyonu kurdular. Doğu Avrupa’nın en kudretli devletini oluşturdular.
1000 yılından hemen önce, Ural nehri ile Karpatlar arasında muazzam bir devlet kurmuş bulunuyorlardı.

972 baharında Dinyeper kıyısında Rus ordusunu büyük prensleri Svyatoslav’la beraber imha eden Peçenekler, ilk defa 1020 yılında Tuna'yı güneye doğru geçtiler. Pek çok defa bugünkü Bulgaristan'a akın yaptılar 1049’da Kiakene Meydan Muharebesi’nde Bizans İmparatorluk ordusunu bozup 8.6.1050'de Edirne'yi muhasaraya başladılar. Hükümdarları Selçe Han'ın muhasarada ölmesi üzerine çekildiler. Fakat Marmara kıyılarına gelip 1053’te Bizans ordusunu bir daha bozdular. Ancak 1064'te Mora ve Selanik’e kadar inen diğer Oğuz boyları ile bozuştular, onları fena halde hırpalayıp Bizans’a sığınmaya mecbur ettiler.

Pek çok Oğuz Hıristiyan oldu ki, Türkçeyi günümüze kadar muhafaza edenlerine bugün Gagavuz denmektedir. Hıristiyan Oğuzlar, Balkanlar’a ve Anadolu'ya yerleştirildiler ve zamanla Yunanca konuşmaya başladılar. Peçenekler arasında da Gök Tanrı dinini bırakıp büyükçe kitlelerin Ortodoks olması dönemi başladı. Böyle bir zümre, Oğuzlarla beraber Bizans ordusunda kudretli bir birlik oluşturdular. Fakat bu Peçenek - Oğuz birliği, 1071 Malazgirt Muharebe başlarken, Bizans ordusunu bırakıp Sultan Alp Arslan’ın saflarına geçti. Bu da Hıristiyan dinini henüz samimiyetle benimsemediklerini gösterir. 1078’de tekrar Edirne’yi kuşattılar. İmparatorlar Aleksim Komnenos, Peçenekler’e karşı büyük bir savaş açtı (1081-1091), fakat kesin netice alamadı. 1087’de Lüleburgaz'a gelen Peçenekler, Haziran içinde bizzat İmparator Aleksios’un kumanda ettiği Bizans ordusunu bozdular (Silistre Meydan Muharebesi). 1088 ve 1089’da Trakya’ya indiler ve 1091 Nisanında Selçukluların İzmir beyi Çaka Beyle anlaşarak aynı anda İstanbul'a yürüyüp Bizans’ın işini bitirmeye karar verdiler. Ancak Çaka Bey henüz gelmeden Bizanslılar, Peçenek ordusu ile karşılaştı. Umurbey (Lebuniom) Meydan Muharebesi’nde (29.4.1091) Meriç boyunda Bizanslılar, Peçenekler'in rakibi Kaman Türk boyunun kendilerine katılması sayesinde, Peçenek ordusunu tamamen yok ettiler. Bundan böyle bütün siyasi ve askeri kudretlerini kaybettiler ve Kumanlar’a bıraktılar. 1197’de sonuncusu olmak üzere Balkanlar’da Bizans üzerine 6 akın daha yapabildikten sonra eriyip gittiler.

3 asır Doğu Avrupa’da mühim rol oynamasına rağmen silinip gitmelerinin sebepleri, yerleşik hayata geçmemeleri, 8 kabileden oluşan federasyon üyeleri arasındaki anlaşmazlık, diğer Türk zümreleri ile birlikte hareket edememeleri, bilakis birbirleriyle savaşmaları, ince Bizans diplomasisi karşısında aciz kalmalarıdır. Fakat en büyük sebep, hanlarının en kuvvetli kabilelerinin beyleri olması, Mete Sülalesi'nden inen bir hakana sahip bulunmadıkları için merkezi bir otorite sağlayamamalarıdır. Ukrayna, Macaristan, Romanya, Balkanlar, Anadolu’da bugün de kullanılan yüzlerce Türkçe coğrafya adı, Peçenekler'den kalmadır. Göktürk alfabesini, Avrupa’ya göçtükten sonra da kullanmışlardır.

28 / Tem / 2018