Tanzimat Dönemi Özellikleri

Gülhane Hattı'nın okunmasından (3 Kasım 1839), Birinci Meşrutlyet'in ilanına (23 Aralık 1876) kadar geçen süre, yurdumuzda «Tanzimat Çağı» adıyla anılır. Bu dönemde, askerlik, adliye, maliye ve idari işlerle ilgili kanunların «Meclis-i Ahkam-ı Adliye» adı verilen bir kuruldan çıkarılması kabul edildiği gibi halkın yaşayışı, kılık - kıyafeti, edebiyat ve sanat anlayışıyla Batı'ya yönelmesi konularında da oldukça önemli adımlar atıldı.

Kendisine «Büyük» ünvanı verilen Mustafa Reşit Paşa'nın açtığı bu Batılılaşma yolunu Ali ve Fuat paşalar da İzlediler.

Tanzimat Çağı'nda birçok alanda yenilikler sağlanmış olmakla birlikte geniş anlamıyla bir Batılılaşmanın gerçekleştirilebildiği de söylenemez. Her şeyden önce, azınlıklar konusu yine de çözümlenemedi. Bu arada yeni düzenin uygulanması konusunda yabancı devletlerle işbirliği yapılması, bunların zamanla içişlerimize karışmalarına yol açtı. Nitekim bir süre sonra Rusya'nın Ortodoks azınlıklarla ilgili istekleri yüzünden Kırım Savaşı çıktı (1853). İngiltere ve Fransa'nın da Osmanlı Devleti yanında katıldığı bu savaşta Sivastopol ele geçti.

Savaş sonrası yapılan Paris Antlaşması (1856)'na göre toprak bütünlüğü garanti edilen Türkiye'nin de Avrupa devletlerinden meydana gelen siyasi denge içinde yer alması gibi önemli bir başarı sağlandı. Ama Tanzimat Fermanı'yla gerçekleştirilen yenilikleri, özellikle azınlıklara tanınan hakları yeterli bulmayan Avrupa devletlerinin baskılarıyla Bab-ı Ali yeni bir ıslahat hareketine daha girişmek zorunda kaldı. «Islahat Fermanı» (1856) adıyla anılan bu İkinci ferman da «Gülhane Hat-tı Hümayunu» ile halka azınlıklara tanınan hakları genişletip pekiştiren nitelikte tarihî bir belgedir.

16 / Haz / 2018

Yorum Yazınız