Yavuz Sultan Selim Dönemi

Yavuz Sultan Selim Osmanlı Devleti'nin 9'uncu padişahı olarak 1512 yılında babası II. Bayazıt Han'ı Yeniçerilerin de desteğini alarak devirerek tahta oturmuştur. Yavuz döneminin önemli olayları şunlardır:

1514 ÇALDIRAN SAVAŞI

Yavuz padişah olduktan sonra ilk iş olarak doğuda ortaya çıkan Şii - Safevi Devleti'nin oluşturduğu tehtidi ortadan kaldırmak için hazırlıklara başlamıştır. İran Safevi Devleti'nin kurucusu olan Şah İsmail, yayılmacı bir politika izliyordu. Bu yayılmacı politika en çok Yavuz'u rahatsız etmişti. Şah İsmail özellikle Anadolu'da göçebe olarak yaşayan Türkmenleri kendi safına çekmeye çalışmış, bunun neticesinde Anadolu'dan birçok Türkmen aşireti İran'a göç etmiştir. Ayrıca Şah İsmail'in kışkırtması sonucu Anadolu'nun birçok yerinde II. Beyazıt döneminden itibaren Şii isyanları çıkmaya başlamıştı.

Safevi Devleti Osmanlı için hem içte hem de dışta büyük tehlike oluşturuyordu. Şah İsmail, Osmanlı'nın diğer önemli düşmanları olan Memlüklüler ve Venediklilerle de ittifaklar yapıyordu.

Yavuz Safevi tehtidini ortadan kaldırmak maksadıyla 1514 yılında Safeviler üzerine bir sefere çıktı. İki hükümdar bugün Van ilimizin bir ilçesi olan Çaldıran yakınlarında karşı karşıya geldiler. Çaldıran ovasında meydana gelen bu savaşı Safevi Hükümdarı Şah İsmail kaybederek İran içlerine kaçtı. Savaşın sonucu olarak Safevi Devleti yıkılmadı ama ağır bir darbe alarak bir süreliğine de olsa Osmanlı Devleti için bir tehtid unsuru olmaktan çıktı.

1515 TURNADAĞ SAVAŞI

Turnadağ Savaşı Osmanlı Tarihi'nde önemli bir yere sahiptir. Bu savaşla Orhan Bey döneminden beri süregelen Anadolu Türk Siyasi Birliği'ni gerçekleştirme mücadelesi nihayet bulmuştur. Yavuz, Çaldıran Savaşı dönüşü Dulkadir beyi Alaüddevle Bozkurt Bey üzerine bir ordu göndermiş ve Alaüddevle'yi yenerek Elbistan, Maraş havalisini elinde tutan Dulkadiroğulları Beyliği'ni Osmanlı Toprağına katarak Anadolu Türk Birliğini sağlamıştır.

MISIR'IN FETHİ

Yavuz Dulkadiroğullarına karşı kazandığı bu başarıdan sonra Memlukler üzerine yürümeye karar verdi. Uzun süredir Osmanlılarla Memluklerin arası açıktı. Ticaret yolları üzerinde bulunan Suriye ve Mısır'ın alınması, Osmanlılar için çok yararlı olacaktı. Yavuz, zaman geçirmeden Suriye üzerine yürüdü Memluk ordusuyla OsmanlI ordusu, Halep'in kuzeyinde Mercibadık'ta karşılaştı. Beş saat İçinde Memluk ordusu bozguna uğratıldı. Memluk sultanı Kansu Gavri üzüntüsünden öldü. Halep, Hama, Humus ve Şam alındı. O yıl Mısır üzerine yürünmedi. Gazze'ye kadar olan yerler ele geçirildi; ordu yeniden düzenlendi. Mısır sultanlığına Kansu Gavri'den sonra Tomanbay seçildi. Memlükler, Kahire'nin doğusunda Ridaniye'de Osmanlılara karşı savaşa hazırlandılar. Memluklerin ordusunda 200 kadar da top vardı. Osmanlı ordusu, Mısır'a doğru yürüyüşe geçti. Sina çölü aşılırken yağmur yağdı. Ridaniye Meydan savaşında, Memluk ordusu yenilgiye uğradı (1517). Tomanbay, yakalanarak öldürüldü. Yavuz, bir ay Mısır'da kalarak gerekli örgütü kurdu. Bu sırada Mekke ve Medine emiri, Osmanlı egemenliğini kabul ettiğini bildirdi. Mekke ve Medine'nin anahtarlarını ve kutsal emanetleri gönderdi. Mısır seferi sonucunda, Suriye, Filistin, Mısır ve Hicaz, Osmanlı imparatorluğuna katıldı. Venedikliler, Kıbrıs için Memlüklülere ödedikleri vergiyi Osmanlılara vermeye başladılar.

Yavuz, bir önlem olarak Kahire'deki bazı hükümdar okullarıyla tehlike gördüğü beyleri, bilgin, şeyh ve sanatçıları, kütüphanelerdeki bazı eserleri deniz yoluyla İstanbul'a gönderdi. Bu gönderilenler arasında Mısır'daki Abbasi halifesi 3. Mütevekkil Alallah da vardı. Böylece Mısır'daki Abbasi halifeliğine de son verildi.

Yavuz Sultan Selim, Mısır valiliğine Memluk beylerinden Hayır Beyi, Şam valiliğine de yine Memluk beylerinden Canberdi Gazali'yi atadı. Bu işlem, Osmanlı devlet adamları tarafından iyi karşılanmadı.

Selim, Mısır dönüşünden sonra, donanmanın güçlendirilmesine önem verdi. Suriye ve Mısır'dan kürekçiler getirtti. Yeni bir sefere çıkmaya hazırlanıyordu. Büyükvezir Piri Mehmet Paşayı Kapıkulu askeriyle Edirne'ye gönderdi. Arkadan kendisi de yola çıktı. Sırtındaki şirpençe çıbanından rahatsız olduğu için Çorlu'da bir süre dinlendi. Yapılan tedavi sonuç vermedi. Elli dört yaşmda iken öldü.

Türbesi İstanbul'da Sultanselim camisinin yanındadır.

Yavuz Sultan Selim, uzunca boylu, yuvarlak kırmızı yüzlü, çatma siyah kaşlı, iri kemikli, büyük başlı, koç burunlu idi. Bıyıkları, gür, yüzü tıraşlı idi. Sakal bırakmazdı. Bakışları keskin ve etkili idi. Çabuk kızardı. Kelimeleri birkaç kez tekrarlardı.

Yavuz, devlet işlerini bir programa göre yürütür, bir işe karar vermeden önce, devlet adamlarının görüşlerini alır, uzunca süre düşünür, karar verdikten sonra bir daha geri dönmezdi. Düşmandan, düzenli haber alma örgütü vardı. Yanlış iş yapan, kendisine karşı çıkan devlet adamlarım hemen öldürtürdü. İyi bir öğrenim görmüştü. Farsça şiirler yazmıştır. Osmanlı padişahlarının en bilginlerinden biridir. Hazinenin her zaman dolu bulunmasına önem verirdi.

01 / Ağu / 2018